Sanırım deliriyorum

Geçtiğimiz yılın yaz mevsiminde "majör depresif" olduğumu öğrenmiştim. Doktor hanımcım bana lustral ve remeron ilaçlarını yazıp, iyileşme sürecinin en az 6 ay olacağını söylemişti. İlaçları kullanmaya başladığımda mutluluk hormonumun azmasının yanısıra kurbanlık koyun gibi olmuştum. Tepkisiz, duygusuz, ruhsuz... Bir de remeron sayesinde sürekli uyuyordum ki bu da oldukça sinir bozucu bir durumdu. Rutin kontrollerden birine gidemediğim için, pek sevgili devlet hastanesi memuru telefonda randevu alamayacağımı, hastaneye giderek randevu almam gerektiğini söyledi. Ben de bir ay sonra alacağım randevu için teee anasının damındaki hastaneye gitmeye üşendim. Ve yaklaşık 1.5 ay kullandığım ilaçları da bıraktım. Öyle kendi kendime bıraktım. Pişman mıyım? Hayır! Lakin ilaçları bırakmamla bir ilgisi olup olmadığını henüz bilmediğim bir baş ağrısıyla boğuşmaktayım aylardır. Ve ara sıra gerçekleşen burun kanaması... Israrla ertelemekteyim doktora gitme eylemini. Bunların yanısıra aşırı sinirli ve huzursuz halimle kendime tahammül edemiyorum. Sebepsiz bir gerginlik. Durduk yere patlamalar. Kararsızım. Ya doktora gidip, ilaçlara başlayıp tekrar koyun olucam. Ya da sebepsiz patlamalar yaşamaya devam edicem. İki seçenek de hiç makul görünmüyor. Normal olsam ne olur ki sanki. Böyle herhangi bir aktivitenin ilk on dakikasından sonra sıkılmasam. Herhangi bir işi sonuna kadar götürebilsem. Başım ağırıyor yahu. Yazmaktan da sıkıldım. Blog benim neyime zaten. Gidiyorum ben!

0 yorum:

Yorum Gönder